5 Haziran 2016 Pazar

Nuxe Kuru Yağ Mucizesi

http://www.narecza.com/nuxe-kuru-yag

        Nuxe Kuru Yağ
      Uzun bir çalışma sonrasında 1989 yılında üretime başlayan Paris merkezli Nuxe,  kadın ve doğa hayranı bakış açısıyla eşsiz bir konsept yakalayarak yıllar boyunca kozmetik alanında ilham kaynağı olmuştur. Yenilik odaklı şekilde faaliyetlerini sürdüren marka,  doğadan elde edilen en değerli ürünleri kendi araştırmalarıyla birleştirir. Feminen yönü ağır basan, duygusal markanın bu özelliğini ürünlerinde de görmek mümkündür. Formüllerinde utiliz aktif bitkisel maddeler, çarkıfelek ve Mavi Lotus gibi bitkilerin özü yer almaktadır.


         Nuxe Kuru Yağ
         Güneş, çevresel faktörler, mevsim geçiş dönemleri, sert rüzgâr, aşırı soğuk ve sıcak hava,  hassas yapıya sahip ciltte kuruma, çatlama ya neden olabildiği gibi saçlarda da kırık ve mat görüntüye neden olabilmektedir. Bu tür sorunlara karşı koruyucu ve onarıcı bir önlem almak gerekir. Nuxe Kuru Yağ serisi, hem cildi hem de saçları korumak üzere geliştirilmiş güçlü bir yağdır. Her iki yapının da onarılması ve ihtiyacı olan bakımın sağlanmasında etkili rol oynar. Bu çok amaçlı yağ, ciltte ve saçlarda aşırı yağlanmaya neden olmadan etkili bakım sunmaktadır.
-  Cildi nemlendirir, besler, canlandırır ve yumuşatır.
-  Saçların parlamasında etkilidir.
-  Doğal, cilt ve saç yapısına zararsız kimyasallar içerir.
-  Nuxe Kuru Yağ tahriş ya da alerji tetikleyici değil; aksine yatıştırıcıdır.
- Kendine özgü kokusu ve yumuşaklık hissi yaratması nedeniyle sevilen bir üründür.
-Özellikle çatlama olan yerlerde bu etkisi daha da belirgindir.
-  Saç ve ciltlerde kullanılabilmesi çok yönlü etkisini gösterir.
- Hodan bitkisi, sarı kantaron, tatlı badem, kamelya bitkisi, fındık, macadamia yağlarından olan bileşimi ile mükemmel bakım sağlar.

Nuxe Kuru Yağ Ürünleri Çeşitleri ve Özellikleri
         Huile Prodigieuse & Altın Parıltılı Çok Amaçlı Kuru Yağ:  Özellikle yüz ve boyun bölgesinde arındırıcı ve temizleyici etki yaratır. Kullanımdan sonra yumuşak dokunuşlar hemen hissedilir. Saçta kullanım sonrası ipeksi parlak bir görünüm verir. Formülündeki doğal maddelerle zenginleştirilen özleri sayesinde cilde ve saçlara altın parıltıları ile canlı ve yenilenmiş bir görünüm sağlar.
          Huile Prodigieuse & Çok Amaçlı Kuru Yağ: Özellikle dirsek, topuklar ve ellerde görülen çatlamalarda kullanım sonrası cildi yumuşatır, pürüzsüzleştirir. Yüzeye oval hareketlerle yedirilerek uygulanması tavsiye edilir. Kısa sürede etkisini gösterir.

Nuxe Farkı
          74 ülkede varlığını sürdüren ve Fransa Uluslar Arası Tüketici Ödülü’nü kazanan tecrübeli marka,  45 adet belgelenmiş patente sahiptir. Her biri üretim amacı doğrultusunda maksimum etki veren ürünler sayesinde, kadınların doğal güzelliklerini ortaya çıkarma hedefini gerçekleştirir. Yüksek performanslı ürünlerle Nuxe, kendi laboratuarlarında bitki bazlı üretim yapan bir markadır. Nuxe doğada yer alan güçleri kadınların saç ve ciltlerine uyarlar. Dermatolojik gözetim altında yapılan üretim ve testlerde doğa dostu bir felsefe benimseyen marka ürünlerinin hiçbirini hayvanlar üzerinde test etmez.
          Nuxe Kuru Yağ ürünleri ve Nuxe markasının diğer cilt bakım ürünlerini narecza adresinden inceleyebilir ve güvenle sipariş verebilirsiniz.




12 Mayıs 2016 Perşembe

Sevgi Soluk ile Kişisel İmaj ve Stil Sohbeti...

 

MERHABA
Canım arkadaşım Nilgün'ün (her zamanki gibi şahane) organize ettiği çok keyifli bir etkinlikte, tanışmaktan inanılmaz derece de mutlu olduğum Sevgi Soluk ve güzel arkadaşlar  ile beraberdik...Sevgi Soluk; bir kişisel imaj ve stil danışmanı. Kendisinden öğrendiğim birçok hoş bilgiyi de sizlerle paylaşmak isterim...Hayat insana her an bir şeyler öğretiyor ve yeni insanların enerjisini de yanınıza alarak yola devam etmenizi sağlıyor. Sevgi Hanım tam da size böyle yüksek enerji verebilen bir kadın...
 
 
Saatlerce süren sohbetimizi Via Flat Yaşam Sokağında Liva Gurme'nin lezzetli ikramları ve konukseverliği eşliğinde, bir içeride bir dışarıda (ama hiç hız kesmeden) gerçekleştirdik...
 
Sevgi Hanım'ın sohbeti o kadar keyifliydi ki! Hayran hayran dinlemem işte sırf bu yüzden...
 
 
 Bakım, kozmetik ve kendisiyle ilgili tüm sorularımıza hiç sıkılmadan cevap verirken, harika tüyolarını da bizlerden esirgemedi.
 

Tüyolara gelirsek;
 
    1 . Her kadın dolabına swat analizi yapmalı! Giymediği, tarzı olmayan kıyafetleri ayıklamalı ve elzem bulduğu kıyafetlerle yolun devam etmeli. bu "Giyecek hiç bir şeyim yok'" sorununa da çare olabilir.
 
    2. Sabah kalktığınızda aynaya bakarak yapacağınız olumlumalar da dahil, her kadına kendini iyi hissettirir. Mutsuz hissettiğiniz anlarda olumlamalar yaparak ve siyah giymekten kaçınarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Çünkü renkler insana enerji verir.
 
    3. Cildimiz en değerli hazinemizdir. bakımdan kaçınmayın, başucunuzda her zaman bir kreminiz olsun.. (ki benim yatağımın başucunda dizilidir, oradan kendime bir 10 puan yazdım)..Yüzünüz kadar vücudunuza da özen gösterin...elleriniz, ayaklarınız ve hatta kulaklarınız!! (Bunu ilk kez duydum)...Özelliklede boyun ve dekolte yüzünüz kadar önemlidir. Çünkü bir kadının boynundan yaşını anlayabilirsiniz!!
 
    4. Regl döneminden 1 hafta önce ve sonra peeling yapmayınız!! Çünkü hoş olmayan sivilceleri dağıtma ihtimaliniz yüksek! (Peeling yaparken  boynumuzu ve dekoltemizi de unutmuyor muşuz )
 
    5. Banyomuzu yaptıktan sonra yüzümüzü tokatlayarak (evet yanlış duymadınız!) kan dolaşımını hızlandırıyor, daha sonrada bir sıcak bir soğuk, bir sıcak bir soğuk suyla yüzümüzü yıkıyoruz...Çıkınca yüzümüze kil maskemizi veya nem maskemizi sürüyor, o arada çamaşır sepetine kirlileri atıp, banyoyu topluyoruz :))) İşimiz bitince yüzümüzü temizleyiiip, nemlendiricimizi sürüyoruzzz...Sonrası zaten pamuk gibi bir cilt...
 
    6. Sivilce problemi yaşadığımızda sivilcenin üzerine kil maskesi sürüp, 5 dk. bekletiyoruz...ve asla tırnaklarımızı kullanarak sivilceleri patlatmıyoruz!! Patlayan sivilceleri de tonik ile tampon yapıp bırakıyoruz...
 
                          
 Sevgi Hanım'a "Ben de çoğu parfüm hiç kokmuyor?" diye sorduğumda, verdiği cevap çok ilginçti;
" Parfüm alırken elinizin içine biraz sıkın ve hafifçe dilinizin ucunu değdirin. Eğer dilinizi yakıyorsa, o parfüm sizin teninize uygun değildir!!!!"
 
 
 
Her kremin (farklı markalarda) sürülüş tekniği farklı olabiliyormuş...Kimi elinizin içinde ısıtılıp sürülmesi gerekirken, kimisi de tampon hareketlerle uygulanmalıymış. Nasıl sürüleceğini de uygulamalı olarak öğrendik... Öğrendiğimiz başka bir detay ise; boyuna sürülen kremlerin yönü aşağıdan yukarı değil (bildiğimizin aksine) yukarıdan aşağı olmalıymış!
 

 
       Sevgili Sevgi Soluk; verdiği kıymetli bilgiler yetmiyormuş gibi, bu zarif hediyeleriyle de bizleri mutlu etti..



 
Nem serumunu hemen kullandım...Nem deyince aklım başımdan gidiyor zaten :)))
 



      Tüm sohbetimizi soluksuz dinletebilen Sevgi Soluk'a ve elinin değdiği her şeyi güzelleştiren dostum Nilgün'e, kendisi de en az fotoğrafları kadar güzel Zeynep'e, bizleri çok güzel ağırlayan Liva Gurme'ye teşekkür ediyorum...

  Sevgi Hanımın bir de yazdığı kitap var "Yolu Sevgiden Geçenler"... Ben de orada geçen yine kendisine ait sözleriyle yazıma son veriyorum:
 
 "Yolu Sevgi'den geçen, yüreğime yüreği ile gelen herkese selam olsun"



 



9 Mart 2016 Çarşamba

Yves Rocher Vakfı – Institut de France, Toprağın Kadınları Projesi

1991 yılında markanın kurucusu Yves Rocher’in oğlu Jacques Rocher tarafından doğa ve çevreyi koruma amacıyla kurulan Yves Rocher Vakfı, 2001 yılında, Fransa’nın en eski en prestijli ve en köklü kurumu olan Institut de France çatısı altına girdi. Aynı yıl,  Yves Rocher Vakfı-Institut de France, “Toprağın Kadınları” projesini lanse etti. ”Kar amacı gütmeden, çevre, eğitim,toplum konularında fayda sağlamak için emek veren kadınları desteklemeyi ve seslerini büyük kitlelere duyurmayı” hedefledi. Bugün, 2015 itibariyle “Toprağın Kadınları” projesi kapsamında 50 ülkeden 325 kadın doğaya, topluma,eğitime katkı veren projeleri için ödüllendirildi ve toplam 1.6 milyon euro ödül dağıtıldı.



Yves Rocher Vakfı – Institut de France tarafından yapılan proje Türkiye’de ilk kez bu sene yapılacak.


“Toprağın Kadınları” projesi 3 temel başlığı kapsamaktadır.

1.Biyoçeşitlilik: Çevre yararına bir bitki türü ve ya tabiat alanlarının koruma altına alınmasını sağlamak.

2.Toplum:  Çevre yararına alınan bir aksiyon ile,toplumun refahına sürdürülebilir katkıda bulunmak.Bu kapsamda “Kadın özgürlüğü ve cinsiyet eşitliğine destek” de çok önemli bir alt başlık olmaktadır.Bununla da Birleşmiş Milletlerin,1000 yıl kalkınma hedeflerinden birini desteklemiş oluyoruz.

3.Eğitim:  Çevre ile ilgili bir konuda çocukların ve gençlerin bilinçlenmesini sağlamak.

2015 yılı sonunda kazananın belirlendiği yarışmanın ödül töreni 2016 yılında, Türkiye’de gerçekleşecek olan bir seromoni ile duyurulacak. Ardından Paris’te uluslarası bir seromoni gerçekleşecek.



Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayabilir ve videolarını izleyebilirsiniz.

#ToprağınKadınları




Bir boomads advertorial içeriğidir.
1 Mart 2016 Salı

Diş sağlığı hakkında

Herkese yeniden Merhaba;

Youtube kanalımdaki Diş sağlığı videomda bahsettiğim İpana 3D White perfection’ı merak edenler için bir de burda detaylı olarak yazmak istedim.
Shakira’nin bembeyaz dişleriyle reklam yüzü olduğu macunu bende bir süredir deniyorum.



Ürünün içinde aynı yüzümüze uyguladığımız peelingler gibi minik partiküller bulunuyor ve diş beyazlatmayı vaadediyor.Macunun verdiği ferahlık hissi ve beyazlık çok güzel.

Detaylı bilgi için Youtube videomu buraya da ekliyorum. İzleyip yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın!

Ürünü Satın almak için buraya tıklayınız.
Daha detaylı bilgi için http://agizbakimuzmani.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz :) 



Bembeyaz gülüşlü günler herkese!

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

Kaynak: http://melodininmakyaji.blogspot.com.tr/


Bir boomads advertorial içeriğidir.
1 Şubat 2016 Pazartesi

Dresden Büyülü Şehir...

Merhabaa.... uzun bir aradan sonra yazacağım için çok heyecanlıyım. Bu süre içinde de bolca gezdiğimden seyahat yazılarımla başlayayım dedim. Ne de olsa ilk blog yazım da seyahat yazısıydı. Yeni başlangıçlar hep gezi ile olsun, totem yapalım dedim.


          Almanya benim Avrupa da en sevdiğim ülkelerin başında geliyor. Hemen hemen tüm kayda değer şehirlerini de gezdim galiba. 
       Kışın başında dört kişi Berlin-Prag seyahati planladık (o yazı sonra gelecek). Berlin'den Prag'a kiraladığımız arabayla giderken bir akşam vakti yolumuzun üstünde  "Haydi Dresden'e de uğrayalım"dedik...


Dresden; Elbe Nehri kıyısına kurulmuş, 800 yıldan daha eski tarihe sahip bir düklük ve kraliyet şehri... Atmarkt Meydanı; şehrin merkezi ve bizim gece direk indiğimiz yer oldu.



İnsanın nefesini kesecek kadar masalsı ve büyüleyici bir yer. Meydanın etrafındaki binalar ışıklandırmalarla enfes bir görüntü oluşturup adeta açık hava sanat müzesinin içinde hissettiriyor kendisini. Ben genelde bu tarz tarihi şehirlerin gece görüntüsünü seviyorum.


Her an bir yerleren atlı şövalyeler çıkabilir...Periler uçuşabilir...Piremsesler gelebilir...Kışlık kabanlarımızla biraz kaba kaçtık doğrusu :)) Keşşke tuvaletimi getirseydimm....



Bu Barok yapılar (Bu arada bir bina barok mu yoksa gotik mi, iyi bilirim); Saksonya eyaletinin merkezi olan Dresden'in gözdelerinden biri...


Meydanın arka tarafındaki caddelerde tamamen modern mağazalar ve cafeler var...



Ara sokaklardan birine girdiğimizde, kulağımıza gelen müzik sesleriyle ortam daha da büyüleyici bir hal alıyor...


İki opera sanatçısı kolonların arasındaki akustik örgüden de faydalanarak muhteşem bir müzik ziyafeti verdiler. Sesleri o kadar güzeldi ki, O Ses Türkiye'ye katılsalar saniyesinde tüm jüri döner o kadar yani...


Diğer bir sokakta da yanyana dizilmiş birçok cafe var ve yöresel kıyafetli teyzeler servis yapıyor.Kahve ya da meşhur biralarından içmek isterseniz bir uğrayın derim! Birde pommes (bizdeki patates kızartmasının adı) yiyin benim için...



Gece dükkanların hepsi kapalı olduğundan,  magnetlerimizi almak için  Prag dönüşü öğle vakti tekrar uğradık Dresden'e... Gündüz o kadar büyüleyici görünmüyor ama hediyelik eşya standlarına bakabilirsiniz... mağazalara göre çok daha uygun fiyatları var...


Dresden'de geçirdiğimiz 2-3 saatin kısaca özeti bu. Hepimiz büyülendik ve mutlaka ama mutlaka görülmesi gereken bir yer...Almanya serüveni devam edecek...
31 Ocak 2016 Pazar

MERHABA...YENİDEN...

   
 
       Uzuun bir ara verdim. Kendimce birçok sebeplerim vardı elbette. Kendime gelmem, yeni hayatıma alışmam için belki de böyle bir mola vermem gerekti. "Artık blog yazmayacağım" söylemleriyle belki de kendimi rahatlattım. Hayatımın çok karışık  ve bir o kadar da belirsiz bir dönemiydi.
       Kendimi dinlemem, yeni hayatıma yeni iş çevreme alışmam kolay olmadı.  Tamamen farklı bir semtte, farklı insanlarla bir arada yaşama mücadelemin yanına bir de yüksek lisans ekledim. Çok şükür ki hepsi bitti. 40 yaşımdan sonra öfleye pöfleye -ama geriye baktığımda aslında çok da keyifli olabilecek- eğitim hayatımı başarıyla sonlandırdım. Kendimle gurur duymam gerekir!
       Bu süreç içinde bana zor gelen her şeyi kenara koydum ki bunun da en başında blog geliyor! Yoğunluğumu atlattığım zaman da (nasılsa çok ihmal ettim diyerek), tamamen kapatmayı düşündüm ve bunu sıkça dile getirdim. Blog camiasından tanıyıp hayatımda çok önemli yer edinen dostlarım; ben blog yazmasam da hep yanımda oldular. En başta Nilgünüm bana hep destek oldu hep yanımda durdu ve bloğumu kapatmama asla izin vermedi. İyi ki de öyle yapmış!
       Yazma isteğim ve heyecanımın tekrar beni buralara çağırdığını hissettiğimde de (ki bunu anlamamı sağlayan sevgili eşimdir) verdiğim ani bir kararla; tekrar dönüş yaptım.
      Lütfen hayatıma seyirci kalmayın, çekin bir sandalye hadi yanı başıma...Hoşgeldiniz yeniden
2 Kasım 2015 Pazartesi

Portakalrengi.com açıldı...



   Başta biz kozmetikseverler olmak üzere, online alışveriş siteleri bizlerin çok tercih ettiği bir alışveriş sistemi...İşte portakalrengi.com da güvenilir, hızlı ve farklı seçeneklerin bulunduğu bir online alışveriş sitesi. Özellikle Ankara firması olması ve geniş yelpazede ürünlerin bulunmasının yanı sıra, makyaj, bakım ve güzellikle ilgili ilginç tüyoların ve yöntemlerin  bulunduğu hoş bir blog sayfası da var.


  Birçok ürüne kampanyalı olarak erişebileceğiniz bu dermokozmetik sitesinde ; başka yerde görmediğim ilginç bir ürün dikkatimi çekti. Siva Derm Kolloidal Gümüş suyu!!!

 Gümüş Suyu'nun , bağışıklık sistemini korumaktan, mantar ve enfeksiyonu önlemeye kadar birçok yararı var. Ayrıca çok özel yöntemlerle, saf gümüşün suyla karıştırılmasından oluşturuluyor ve tedaviye destek amaçlı da kullanılabiliyor. Ayrıntılar için buraya tıklayabilirsiniz...

 
Hem keyifli bir alışveriş hem de faydalı bilgiler için Portakalrengi.com ‘a bir  göz atabilirsiniz. Özel kampanyalardan haberdar olmak için sosyal medya hesaplarını takibe alın derim :
https://www.facebook.com/pages/Portakal-Rengi
http://www.instagram.com/portakalrengicom
https://twitter.com/portakal_rengi
 

Blog Template by BloggerCandy.com